
İslam’ın inşa ettiği medeniyetin temelinde kardeşlik hukuku vardır. Bu, yalnızca kan bağına değil, iman, ahlak ve erdem birlikteliğine dayanır. Fütüvvet ehli için her insan bir emanettir ve ona karşı sorumlulukları vardır. Nitekim Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
“Mümin, müminin kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu düşmana teslim etmez. Kim kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir mümini bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu kıyamet gününün sıkıntılarından kurtarır.” (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)
Kardeşlik hukuku, sadece selamlaşmak veya iyi dileklerde bulunmak değil, iyilikte yarışmak, yardımlaşmak, fedakârlık göstermek ve gönül bağı kurmak demektir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya Ahilik teşkilatının ve cihanşümul İslam medeniyetinin temelinde bu bilinç vardı. Bugün de erdemli gençlik, bu mirası kuşanmalı ve herkese kardeşlik hukuku içinde yaklaşarak, fütüvvet ruhunu yeniden diriltmelidir.
📌 Sen de kardeşliğin gereğini yerine getir!